|
|
Volvo Car Corporation, elektrikli test otomobillerini geliştirerek şirketin elektrifikasyon stratejisinde yeni bir adım attı.Çinli Geely tarafından satın alındıktan sonra finansal sorunları biten ve atağa geçen Volvo Otomobil, dünyada birçok ülkede rakiplerinden daha hızlı büyüdü.Şirket, yeni dönemde birçok teknoloji gibi elektrikli otomobiller üzerine de yoğunlaşacak. Birçok deneme üretimi gerçekleştiren Volvo, İsveç'te iki ay önce testlerine katıldığımız elektrikli C30 için Siemens'le birlikte hareket edeceğini açıkladı. Volvo Otomobil ve Siemens arasında yapılan stratejik işbirliği sayesinde yeni elektrikli otomobillerin de yola çıkması sağlanacak. Volvo'nun standart C30 modeli üzerinde geliştirilen elektrikli C30'un elektrik motorlarını Siemens geliştirecek. Bu işbirliği ile üretilecek ilk elektrikli C30'lar yıl sonuna kadar testten geçecek. İsveçli otomobil üreticisi, 2012 yılı başında 200 araçlık yeni filoyu yola çıkaracak. Volvo'nun bugüne kadar kendisinin geliştirdiği yüzde 100 elektrikli modeli C30, İsveç'te 2 bine yakın kurumsal müşteriye satıldı. Volvo Otomobil Türkiye Genel Müdürü Torben Eckardt, Türkiye'nin elektrikli araca yönelik özel vergi mevzuatı sonrası birkaç aracı deneme maksadıyla İstanbul'a getirmek için merkezi ikna ettiklerini belirterek, "C30'un en önemli özelliği, Volvo'nun geliştirdiği sistemler sayesinde otomobilin standart versiyonundan boyut anlamında hiçbir farkı olmaması. Ne bagaj ne de iç mekânda pil yerleşimi yüzünden bir yer ya da yükseklik kaybı yaşanmıyor. Üstelik çarpışma testlerinde 5 yıldız alan en güvenli elektrikli otomobil." diye konuştu.
C30 Electric baz alınarak geliştirilen bu otomobilin bagaj bölmesinin tabanının altında 60 HP güce sahip üç silindirli içten yanmalı motor mevcut. Otomobil aynı zamanda 40 litrelik yakıt deposuna sahip. Benzinli motor 40 kW’lık bir jeneratöre bağlı. Jeneratörün ürettiği kuvvet, öncelikle otomobilin 111 HP’lik (82kW) elektrikli motorunu çalıştırmak için kullanılıyor. Ancak sürücü, jeneratörün bataryayı şarj etmesini de tercih ederek otomobilin elektrikle çalışma mesafesini artırabiliyor.
Menzil artırıcı batarya setinin sağladığı 110 km, elektrikle çalışma menzilini 1000 km’nin üzerine çıkarıyor.
Teknik konsept II: Paralel bağlı menzil artırıcılı Volvo C30
Bu çözümde otomobil arka tarafında daha kuvvetli bir içten yanmalı motora ve 40 litre benzin deposuna sahip. İlk çözümle bunun arasındaki fark ise menzil artırıcının paralel bağlı olması. Böylece, 190 HP gücündeki turbo motor öncelikle altı ileri otomatik şanzıman vasıtasıyla arka tekerlekleri harekete geçiriyor. Bu sayede otomobil, içten yanmalı motor gücüyle anayolda giderken yakıt verimliliği artmış oluyor. 40 kW’lık jeneratör aracılığıyla batarya şarj olarak otomobilin daha uzun süre elektrikle çalışmasını da sağlanabiliyor. Bu çözümde de elektrikli motor 111 HP güce sahip (82 kW).
İki güç kaynağı sayesinde otomobil toplamda 300 HP’den fazla bir güce sahip olmuş oluyor ve 0’dan 100 km/s hıza 6.0 saniyeden daha kısa bir sürede çıkabiliyor.
Menzil artırıcı, batarya setinin sağladığı 75 km ile elektrikle çalışma menzilini 1000 km’nin üzerine çıkarıyor.
Teknik konsept III: Paralel bağlı menzil artırıcılı Volvo V60
Bu çözümde tüm tahrik donanımı ön kaputun altında yer alıyor. Otomobil, 111 HP güce sahip (80 kW) elektrikli motorun yanında 190 HP gücünde üç silindirli benzinli turbo motor, iki aşamalı otomatik transmisyon sistemi ve 40 kW’lık jeneratöre sahip. İçten yanmalı motorun ürettiği güç, şanzıman üzerinden ön tekerlekleri hareket ettiriyor ve gerekli oldukça batarya setini yeniden şarj ediyor.Otomobil, hızı saatte 50 km’nin altında olduğunda sadece elektrik enerjisiyle hareket ediyor. Benzinli motor 50 km/s’nin üzerindeki hızlarda devreye giriyor. Dahası, batarya setinin şarjı önceden belirlenmiş bir sınırın altına indiğinde batarya setini şarj ediyor. Batarya seti, bagaj bölmesinin tabanının altına yerleştirilmiş ve sürücüye 50 km/s’nin altındaki hızlarda otomobili sadece elektrik enerjisiyle hareket ettirme olanağı sağlıyor. Ayrıca otomobil 45 litrelik yakıt deposuna sahip.
Bu teknoloji sayesinde; menzil artırıcı, otomobilin elektrikle çalışma menzilini 1000 km’den fazla artırıyor.
Düşük CO2 emisyonu ile keyifli ve konforlu sürüş
Seri-hibrid menzil artırıcıların C30’larda kullanılması bir AB projesinin parçasıdır. Bu projedeki sekiz partner arasında Volvo Car Corporation tek otomobil üreticisidir. Firmanın iki paralel bağlı hibrid menzil artırıcılı otomobil çözümü, İsveç Enerji Ajansı’nın yapmış olduğu 1.2 milyon Euro bağış ile finanse edilerek geliştirilmiştir. Derek Crabb; "Bu üç proje, bize menzil artırıcının farklı uygulamalarını değerlendirme fırsatı sundu. Elektrikli C30’da da Plug-in Hibrid V60’da da ağırlıklı hedefimiz; konfor, sürüş kalitesi ve pratiklik gibi müşteri ihtiyaçlarından taviz vermeden, otomobilin CO2 emisyonunu azaltmaktı," diyor.
GÜNCEL HABER: 20eylül 2011 çarşamba
Siemens ve Volvo, yeni teknolojiler yaratmak amacıyla kaynaklarını biraraya getirdi.
İşbirliği kapsamında; elektrikli sürüş teknolojisi, güç elektroniği ve şarj teknolojisinin birlikte geliştirilmesi ve bu sistemlerin Volvo'nun C30 Elektrikli Otomobili'ne entegre edilmesi planlanıyor. Bu modelin Siemens elektrikli motorlarına sahip ilk örnekleri, bu yıl içerisinde test pistine inmiş olacak. İsveçli otomobil üreticisi, 2012'nin sonlarından başlamak üzere sayısı 200'e kadar çıkabilecek Volvo C30'dan oluşacak bir test serisini, Siemens'in şirket içi test filosunun bir parçası olarak, gerçek şartlarda test edilebilmesi ve onaylanması için Siemens'e teslim edecek.Sektörlerinin lider kuruluşlarından Siemens ve Volvo, yeni teknolojiler yaratmak amacıyla kaynaklarını biraraya getirdi. Dünya otomobil devlerinden Volvo ile yapacağı işbirliği Siemens'e elektrikli sürüş teknolojisi alanındaki liderliğini, otomotiv sektörüne de taşıma şansı sunuyor. Volvo bu ortak çalışmayla, gelecekte araçlarının elektrifikasyonunu, kanıtlanmış ve etkin Siemens teknolojisine emanet etmiş olacak. İşbirliği hakkında görüşlerini bildiren Volvo Car Corporation'ın Başkan ve CEO'su Stefan Jacoby, "Siemens ile ortak olduğumuz için son derece mutluyuz. Onların bilgi ve deneyimi, elektrikli otomobillerimizdeki teknolojiyi yepyeni bir düzeye taşıyacak" dedi.
Elektrikli otomobillerin geliştirilmesi ve üretiminde en önemli teknolojiler olarak gösterilen elektrikli aktarma organları, batarya yönetimi ve şarj teknolojisi konusunda uzman olan Siemens, bu iş birliğiyle ileride yapılacak seri üretim öncesinde de kendisini denemiş olacak. Konuyla ilgili görüş bildiren Siemens Yönetim Kurulu Üyesi ve Siemens Endüstri Sektörü CEO'su Siegfried Russwurm, "Volvo ile yaptığımız işbirliği, ileride seri üretimini yapmayı düşündüğümüz elektrikli otomobiller için üstün kaliteli parça ve sistemlerin geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşını oluşturuyor" dedi ve şunları ekledi: "Uzun vadeli hedefimiz, Siemens'i elektrikli araçların hem içinde hem de dışında kullanılacak çözümler için global bir sistem tedarikçisi haline getirmek. Kendimizi geniş kapsamlı bir elektrikli mobilite alanında öncü olarak görüyoruz." Sanayi yazılımları ve otomasyon teknolojisinde satış açısından dünya çapında bir lider olan Siemens Endüstri Sektörü, bu işbirliği sayesinde araç ve batarya üretiminde hızlanan ilerlemeye ve maliyetleri düşürme çabalarına da katkıda bulunmuş olacak.
Siemens, sürdürülebilir elektrikli mobilite için geliştirilen kapsamlı bir enerji konseptinin bir parçası olarak, yakıt hücrelerine yönelik hidrojen üretiminin sanayileştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Hedef, yenilenebilirenerji üretiminde oluşan geçici enerji fazlalığının "yeşil" hidrojene dönüştürülmesi. Hidrojen endüstriyel uygulamalar ve yakıt hücreli araçlarda doğrudan kullanılabilmesinin yanı sıra, bataryadan enerji alan elektrikli otomobillerde de enerjiyi yeniden dönüştürme prosesinin ardından kullanılabilecek.
Otomotiv sektörü için özel olarak geliştirilen Siemens elektrik motorları modüler kompakt yapıda olup 220 Newton metre azami tork ile 108 kilowatt güç çıktısına sahip olacaklardır.
İnverter tasarımı, otomotiv uygulamasında gerekli bütün güvenlik şartlarını karşılayacak şekilde müşterek olarak optimize edilecek. Bunun yanı sıra, Siemens yüksek etkinliğe sahip araca monteli veya harici şarj sistemleri de tedarik edecek.
Siemens sürüş teknolojisi onlarca yıldır, raylı sistemler ve hibrit otobüsler başta olmak üzere birçok taşımacılık çözümünde kullanılıyor.
Elektrikli ve mekanik bileşenlere sahip drive sistemleri üretiminde dünya çapında lider olan Siemens Drive Teknolojileri Birimi, 36 bin çalışanı 43 aynı noktada bulunan global üretim ağıyla faaliyetlerini sürdürüyor.
Siemens'in elektrikli taşıtlar alanındaki portföyü, enerjinin geri kazanımından akıllı şebekelere, şarj etme altyapılarından intermodal trafik yönetimine kadar uzanmakta.

| < Önceki | Sonraki > |
|---|
- 21/03/2012 13:41 - Volvo CEO’su, AB’nin elektrikli otomobilleri destekleme planını eleştirdi
- 02/01/2012 12:52 - Volvo V60 Hibrid satış fiyatı 57.000 euro'dan başlayacak
- 28/10/2011 15:12 - T&E analizine göre Volvo, Avrupa'da CO2 Emisyonunu En Fazla Azaltan Otomobil Üreticisi
- 21/10/2011 10:29 - Volvo Car Corporation, kusursuz ve keyif verici bir elektrikli araba sesi üretmek için çalışıyor
- 22/05/2011 01:00 - Volvo Kamyon, FE Hybrid modelinin Akü setine 46 km/s hızla çarpışma testi yaptırdı
- 02/02/2011 13:30 - Volvo, 2012 yılı içerisinde dizel-hibrid V60'ı piyasaya sürecek
- 13/01/2011 01:00 - Volvo elektrikli C30 modeline , 64 km/s hızla çarpışma testi yaptırdı
Twitter
Myspace
Yahoo
Googlize this
Facebook
Wikio















