Elektrikli Araba

Saturday
May 19th
    English French German Italian Portuguese Russian Spanish Turkish

Bakan Çağlayan, ‘’Motor ve aktarma'ya 5 milyar dolar gidiyor, elektrikli arabada yerliliği artıracağız’’

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Hits
EKONOMİ Bakanı Zafer Çağlayan, İnci Akü CEO'su Göksel Paker'in, “Alım garantisi yaratmadan elektrikli Araba aküsü üretmek bizi batırabilir” sözlerini aktardığım yazı üzerine aradı:
- Elektrikli araba aküsünün ülkemizde üretilmesine dönük üzerimize düşen ne varsa yapıyoruz, yapmaya çalışacağız.


Vahap MUNYAR-Hürriyet Gazetesi     25.07.2011

Ardından ekledi:
- Başta İnci Akü olmak üzere ben ve arkadaşlarım hepsiyle bağlantı halindeyiz. Türkiye, elektrikli
araba aküsünü üretmeli.
Sonra şu veriye dikkat çekti:
- Türkiye şu anda otomotiv sektörünün motor ve aktarma organlarının ithalatına yılda 5 milyar dolar ödüyor.
Bu örnekten yola çıkarak, otomotivde yerlilik oranının yükselmesi gereğine vurgu yaptı:
- Yüzde 100'e ulaşmak olmasa bile yerlilik oranının yükselmesini istiyoruz. Cari açık riskini azaltmak için bu yönde adım atmak gerekiyor.
- Elektrikli oto aküsünü üretme yolunda atılmış adımlar var. İnci Akü, prototip üretip testlerini yapmaya başlamış. Ancak, alan olmadıktan sonra seri üretimi pek mümkün görünmüyor...
- Kendileri “alım garantisi”nden söz ediyor O tabi özel sektörün kendi arasında çözeceği bir iş. Ancak, başta Ar-Ge teşvikleri olmak üzere biz de elimizden geleni yaparız. Türkiye'de üretilecek elekrikli
arabalarda ülkemizde geliştirilen akünün kullanılmasını isteriz.
Elektrikli
araba aküsünün fiyatına değindi:
- Elektrikli
arabada en önemli aksamlardan biri akü. Üstelik fiyatı 10 bin Euro'dan aşağı değil. Bu durumda aküyü ülkemizde üretmek daha da önem kazanıyor.
Yeniden Ar-Ge teşviklerini anımsattı:
- Hükümetimiz ciddi ölçüde Ar-Ge teşviği kullandırıyor.
- Ar-Ge teşvikleriyle igili adımlarınız birçok sektörde kullanılıyor, takdir ediliyor.
- Şirketlerin Türkiye'de üretilemeyen aksamlar üzerinde de çalışmasını istiyoruz.
Çağlayan, İnci Akü yönetimiyle bir kez daha bağlantıya geçeceğini vurguladı:
- Şimdi senden sonra İnci Akü'nün patronlarını, CEO'sunu arayıp konuşacağım. Birlikte neler yapabileceğimizi konuşuruz.
Bu noktada elektrikli
araba aküsünün hammaddesine dikkat çekti:
- Elektrikli oto aküsünde şarj süresini lityum uzatıyor. Lityum ülkemizde yok.
- Çin'den getiriliyor sanırım.
- Çin, dünyanın değişik noktalarında önemli maden yataklarını kapatmış durumda. Şimdi onun haritasını çıkarıyoruz. Bizim doğrudan lityumu alabileceğimiz nereler var, ona bakıyoruz.
Elektrikli
araba aküsünde lityum bağımlılığına da çözüm bulmak gerektiğini savundu:
- Sektör bence Ar-Ge çalışmalarını aralıksız sürdürmeli. Belki de lityuma alternatif teknolojiler geliştirilebilir.
Bir tarafta Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, diğer tarafta Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün olmak üzere hükümet elektrikli oto üzerinde ciddiyetle duruyor..
Ergün, elektrikli
arabayı, Türkiye için bir fırsat olarak görüyor...
Önemli olan bu fırsatı değerlendirmenin yollarını elbirliğiyle bulmak, o yolda ilerlemek...

Caretta Bot elektrikli araba aküsünün yolunu açar

EKONOMİ Bakanı Zafer Çağlayan'a İnci Akü'nün Dalyan'da önayak olduğu, Ar-Ge'sine 500 bin lira harcadığı “Caretta Bot” projesini aktardım:
- Önceki hafta Dalyan'da İnci Akü'nün dönüşümünü gerçekleştirdiği iki elektrikli tekneyi gördük, bilgi aldık. Açık denize çıkmamak üzere şarjı 5-6 saat sürüyor. Üstelik kurşun-asit teknolojisi kullanılıyor. Bir tekne 30 bin liraya dönüştürülebiliyormuş.
- Bunlar güzel örnekler.
- Dalyan'da kooperatif çatısı altında 491 tekne faaliyet gösteriyor. bunların tamamının dönüşümü için 8.5 milyon lira gerekiyor. Bu kaynağın yaratılması, o teknelerin sahiplerini rahatlatacak. Tekneler dönüşürse, hem mazot-yağ kirliliği, hem de motor gürültüsü ortadan kalkar.
- Projeyi biliyorum. Doğru adımlar atıyorlar.
Bunun üzerine şu öneriyi ortaya attım:
- 491 teknenin elektrikliye dönüşümünü sağlayacak kaynağın yaratılması konusunda destek verirseniz, o dönüşüm, elekrikli
araba için de akü sektörüne cesaret verir. Hükümetin kendilerini destekleyeceğine dönük güven oluşur.
- Şimdi hemen kendilerini arayacağım. O konuda da, gezi teknelerinin sahibi yöre halkına ne tür katkılar yapabileceğimize bakacağım.
Hükümet bu işi sahiplenirse, elektrik dönüşümü denizden başlar, karaya doğru yayılır...


 

KONU İLE ALAKALI ÖNCEKİ HABER

Alım garantisi olmadan elektrikli araba aküsü üretirsek batabiliriz

Cumartesi, 23 Temmuz 2011 09:59

 

ÖNCEKİ cuma gecesi saat 23.00’de Dalyan BCSPA Otel’in restoranına girdiğimde bir masada İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Meral İnci Zaim, Yönetim Kurulu Üyeleri Şerife İnci Eren, Perihan İnci ve Neşe Gök, diğerinde İnci Akü CEO’su Göksel Paker, konuklarıyla sohbet ediyordu.


Vahap MUNYAR-Hürriyet Gazetesi 23.07.2011


Buluşmanın gerekçesi, “Mavi Deniz, Özgür Caretta” sloganıyla devreye alınan sosyal sorumluluk projesine kamuoyunun dikkatini çekmekti. Göksel Paker’in bulunduğu masaya oturdum, sözü elektrikli otomobile dönük hazırlıklardan açtım:
- Elektrikli otomobiller için akü üretimine dönük hazırlıklarınız nasıl gidiyor?
- Ar-Ge çalışmalarımız sürüyor. Bir-iki prototip yaptık. Onlar araçlar üzerinde test ediliyor.
- Dünyada ortaya konulan örneklere göre artısı-eksisi nedir?
- Mevcutlardan pek farkı yok. Hepimiz aşağı yukarı aynı teknolojiyi kullanıyoruz. Elektrikli otomobil aküsünde herkes lityumu kullanıyor.
- Dalyan’daki elektrikli teknelerde kurşun-asit tekniğini kullanmışsınız. Aynı sistem otomobil için de kullanılamaz mı?
- Şarjın dayanma süresi lityumda daha fazla. Menzili olabildiğince uzun tutmak için lityum kullanmak durumundayız.
- Artık prototip de yaptığınıza göre, belki de kısa süre sonra seri üretime geçersiniz...
- Şimdilik mümkün görünmüyor.
- Neden?
- Tek başımıza üretemeyiz.
- Ne kadarlık bir yatırım gerekiyor?
- 20 milyon dolarla başlar, 100 milyon dolara doğru gider.
- Ortak mı bulmanız gerekiyor?
- Hayır... Asıl sorun bize garanti verecek alıcı.
- Ne tür bir garanti?
- Alım garantisi olması gerekiyor.
- Ne kadarlık bir alım garantisi?
- Bir-iki otomobil üreticisinin bize yıllık toplamı 10 bin adedi bulacak garanti sağlaması gerekiyor.
- Ne kadar sürecek bir garanti olmalı?
- 5 yıllık olmalı...
- Yani, 5 yılda 50 bin adet satışı garantilemeden elektrikli araç aküsü üretimine soyunamayacak mısınız?
- Garanti alıcı müşteri veya müşteriler olmadan elektrikli araç aküsü üretmeye kalktığımızda, o yatırım bizi zorlar ve batırabilir...
“Batırabilir” kelimesi bana 1980’li yılların ikinci yarısında, Turgut Özal’ın Başbakan olduğu dönemde Ercan Holding bünyesinde kurulan MAN Motor’u anımsattı.
Ercan Holding’e, “Savunma sanayine dönük motor üretin, alım sizden yapılacak” sinyali verilmiş, MAN Motor Fabrikası da o yüzden Ankara’da devreye girmişti...
Verilen sözler tutulmadı, yapılan hesaplar havada kaldı, Ercan Holding’i kendi krizine sürükleyen süreç başladı...
Aradan yıllar geçti, Alman MAN, Türkiye’ye doğrudan geldi... Söz konusu fabrika, MAN’ın Türkiye’deki otobüs üretim üssüne dönüştü...
Kısacası, İnci Akü teknolojik açıdan elektrikli araçlara hazır noktada olsa da, gözünü karartıp “macera”ya dalmıyor...
Geçmiş deneyimler, bu tutumun daha doğru olduğunu ortaya koyuyor...





Vahap MUNYAR 23.07.2011

ÖNCEKİ cuma gecesi saat 23.00’de Dalyan BCSPA Otel’in restoranına girdiğimde bir masada İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Meral İnci Zaim, Yönetim Kurulu Üyeleri Şerife İnci Eren, Perihan İnci ve Neşe Gök, diğerinde İnci Akü CEO’su Göksel Paker, konuklarıyla sohbet ediyordu.

Buluşmanın gerekçesi, “Mavi Deniz, Özgür Caretta” sloganıyla devreye alınan sosyal sorumluluk projesine kamuoyunun dikkatini çekmekti. Göksel Paker’in bulunduğu masaya oturdum, sözü elektrikli otomobile dönük hazırlıklardan açtım:
- Elektrikli otomobiller için akü üretimine dönük hazırlıklarınız nasıl gidiyor?
- Ar-Ge çalışmalarımız sürüyor. Bir-iki prototip yaptık. Onlar araçlar üzerinde test ediliyor.
- Dünyada ortaya konulan örneklere göre artısı-eksisi nedir?
- Mevcutlardan pek farkı yok. Hepimiz aşağı yukarı aynı teknolojiyi kullanıyoruz. Elektrikli otomobil aküsünde herkes lityumu kullanıyor.
- Dalyan’daki elektrikli teknelerde kurşun-asit tekniğini kullanmışsınız. Aynı sistem otomobil için de kullanılamaz mı?
- Şarjın dayanma süresi lityumda daha fazla. Menzili olabildiğince uzun tutmak için lityum kullanmak durumundayız.
- Artık prototip de yaptığınıza göre, belki de kısa süre sonra seri üretime geçersiniz...
- Şimdilik mümkün görünmüyor.
- Neden?
- Tek başımıza üretemeyiz.
- Ne kadarlık bir yatırım gerekiyor?
- 20 milyon dolarla başlar, 100 milyon dolara doğru gider.
- Ortak mı bulmanız gerekiyor?
- Hayır... Asıl sorun bize garanti verecek alıcı.
- Ne tür bir garanti?
- Alım garantisi olması gerekiyor.
- Ne kadarlık bir alım garantisi?
- Bir-iki otomobil üreticisinin bize yıllık toplamı 10 bin adedi bulacak garanti sağlaması gerekiyor.
- Ne kadar sürecek bir garanti olmalı?
- 5 yıllık olmalı...
- Yani, 5 yılda 50 bin adet satışı garantilemeden elektrikli araç aküsü üretimine soyunamayacak mısınız?
- Garanti alıcı müşteri veya müşteriler olmadan elektrikli araç aküsü üretmeye kalktığımızda, o yatırım bizi zorlar ve batırabilir...
“Batırabilir” kelimesi bana 1980’li yılların ikinci yarısında, Turgut Özal’ın Başbakan olduğu dönemde Ercan Holding bünyesinde kurulan MAN Motor’u anımsattı.
Ercan Holding’e, “Savunma sanayine dönük motor üretin, alım sizden yapılacak” sinyali verilmiş, MAN Motor Fabrikası da o yüzden Ankara’da devreye girmişti...
Verilen sözler tutulmadı, yapılan hesaplar havada kaldı, Ercan Holding’i kendi krizine sürükleyen süreç başladı...
Aradan yıllar geçti, Alman MAN, Türkiye’ye doğrudan geldi... Söz konusu fabrika, MAN’ın Türkiye’deki otobüs üretim üssüne dönüştü...
Kısacası, İnci Akü teknolojik açıdan elektrikli araçlara hazır noktada olsa da, gözünü karartıp “macera”ya dalmıyor...
Geçmiş deneyimler, bu tutumun daha doğru olduğunu ortaya koyuyor...

Celal Sönmez Türk tarımına damga vurdu, sen trajikomik bir olayın malzemesi yaptın

BURSA Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı Celal Sönmez, “Telefondaki sekreter ısrarla bana, ‘Cenaze namazınız nerede kılınacak’ diye sordu” sözleriyle başından geçen ilginç konuyu aktarınca, ilgimi çekti, yazdım.
Vefat eden Antalyalı Celal Sönmez’e saygısızlık ettiğimi ailesinden ve onu sevenlerden gelen mesajlardan anladım.
30 yıl Antalya Ziraat Odası Başkanlığı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuş Celal Sönmez’in Türk tarımına damga vurduğunu anımsatan iki mesaj aldım. Biri Erhan Zeyneloğlu’ndan, diğeri Celal Sönmez’in kızı Sema Zeyneloğlu’ndan geldi.
Her iki mesajda da öncelikle sitem vardı:
- Antalyalı Celal Sönmez, sadece trajikomik olayın içinde bir cümleyle geçiştirilemez. Öyle yapmakla içimizi acıttınız.
Ardından Celal Sönmez’in Türk tarımına nasıl damga vurduğunu aktarmışlar:
· Celal Sönmez, Antbirlik’in kurucusuydu. Antalya’da tarımın gelişmesi için değişik tohumlar üretti. Yurtdışından deneyimler aktardı. Hayvancılığın gelişmesi için çok çalıştı.
· Bugün bize çok doğal gelen Avokado, Pekan Cevizi gibi türev ürünleri ilk defa yetiştirdi ve yaygın üretimine önayak oldu.
· Aksu Köy Enstitüsü’nde öğretmenlik ve müdür yardımcılığı yaptı. Orada birçok kıynetli insanın yetişmesine emeği geçti.
· Gerektiğinde bakanlarla bile kavga etti, adı “Eşkıya Celal”e çıktı. Yılmadı, Afet Kanunu gibi bugün AB standardı olan kanunların çıkarılması için savaştı ve başardı.
· Yine de çevresinde öylesine saygı uyandırdı ki, zamanında çok eleştirdiği 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel dahi vefatı sonrasında üzüntülerini bizzat arayarak ailesine iletti.
Türk tarımının öncü isimlerinden Celal Sönmez’in ailesinden özür diliyorum.
Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın...

‘Aman dikkat’ diye diye yatırım olur mu, Türkiye büyümeyi sürdürebilir mi

BURSA Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez’e sorduk:
- Bursa’da yatırım iştahı nasıl?
- Hükümet sürekli iç pazarı soğutmaktan, kredilere fren koymaktan, cari açığa önlem almaktan söz ediyor. Böyle bir ortamda yatırım iştahı sürer mi bilmem.
Sönmez’in ortaya koyduğu izlenimi daha ileri götüren bir tepki de dün CHP İstanbul Milletvekili Prof. Aydın Ayaydın’dan geldi:
- Bir yandan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, sürekli “Kriz geliyor, harcamayın” uyarısı yapıyor. Kabinenin diğer iki üyesi Zafer Çağlayan ile Nihat Ergün ise, “Kriz yok” mesajı veriyor. Bu durum kafaları karıştırıyor.
Prof. Ayaydın, hükümete şu soruyu yöneltmiş:
- Hükümetin görevi kriz çığırtkanlığı yapmak mıdır, yoksa muhtemel bir krize karşı gerekli önlemleri almak mıdır?
Sonra da cari açık tehlikesine dikkat çekmiş:
- Yılın ilk 5 ayındaki cari açık 37.5 milyar dolar oldu. Son 12 aylık cari açık 68.2 milyar dolar düzeyinde. Yani, milli gelirin yüzde 10’una yakın. Bu gidişle yılı 100 milyar dolarla kapatacak.
Sözünü şöyle bağlamış:
- Halkı telaşlandırmayın, önlem almaya bakın...
Atılan adımların iş dünyasındaki yansımasını Celal Sönmez ortaya koyuyor...
Bu durumda Prof. Ayaydın’ın üzerinde durduğu nokta önem kazanıyor...


Benzer Konular:
Daha Yeni Haberler:
Daha Eski Haberler:

 

Yorum ekle

*Lütfen Diğer Yorumlara karşı hoşgörülü olup, saygı çerçevesinde kalmaya özen gösteriniz

*Lütfen Yorumlarınızın en fazla ''1500'' karakterden oluşmasına özen gösteriniz


Güvenlik kodu
Yenile

GALERİ

SİTE ARAÇLARI

Siteyi favorilerime ekleSayfayı favorilerime ekleBu sayfayı paylaşBu sayfayı Email olarak gönderbize ulaşınBu sayfayı yazdırPDF olarak kaydet
Back to Top
TOTAL VISITORS (All Times)
Total Number Of VisitorsTotal Number Of VisitorsTotal Number Of VisitorsTotal Number Of VisitorsTotal Number Of VisitorsTotal Number Of VisitorsTotal Number Of VisitorsTotal Number Of VisitorsTotal Number Of Visitors

MEMBERS & VISITORS

Currently 316 Members Online

Anket

Elektrikli Araba Alır mısınız ?
 

Sitemap | Sitemap.rss | Sitemap.ror | Sitemap-base | urllist | Sitemap-mobile | Sitemap-news | Sitemap-code | Sublink | copyright © 2009-2012 ElektrikliAraba.Gen.Tr